Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen bir uluslararası forumda yaptığı konuşmada, ülkesinin küresel pozisyonunu ve uluslararası ilişkilerdeki stratejik hedeflerini değerlendirdi. Putin, Rusya’nın jeopolitik arenada bağımsız bir aktör olarak konumunu güçlendirdiğini ve Batı’nın yaptırımlarına rağmen ekonomik dayanıklılığını koruduğunu vurguladı.
Konuşmasında, çok kutuplu bir dünya düzenine olan inancını yineleyen Putin, “Dünyada artık tek bir güç merkezi yok. Rusya, bu yeni düzenin şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor ve oynamaya devam edecektir,” dedi.
Putin, ülkesinin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle iş birliğini artırdığını belirterek, “Rusya, Batı’nın tek taraflı dayatmalarına karşı alternatif iş birliği platformları oluşturuyor. Özellikle BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapıların güçlenmesi, bu çabalarımızın bir yansımasıdır,” ifadelerini kullandı.
Ekonomik konulara da değinen Putin, Batı’nın yaptırımlarına karşı Rusya’nın ekonomisini yeniden yapılandırdığını ve enerji ihracatı ile tarım sektöründe önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi. "Enerji kaynaklarımız dünya için hala vazgeçilmezdir. Ayrıca, tahıl üretiminde dünya liderlerinden biri olarak gıda güvenliğinde de önemli bir rol oynuyoruz," dedi.
Savunma politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Putin, Rusya’nın askeri gücünü modernize ettiğini ve stratejik caydırıcılık kapasitesini artırdığını belirtti. NATO’nun genişleme politikalarına eleştiride bulunan Putin, “Avrupa’daki istikrarsızlığın temel nedeni, NATO’nun saldırgan genişleme politikalarıdır. Ancak Rusya, kendi güvenliğini koruma noktasında gereken adımları atmaktan çekinmeyecektir,” dedi.
Putin’in açıklamaları, küresel siyasette Rusya’nın gelecekteki rolüne dair önemli mesajlar içerirken, uluslararası arenada ülkeler arasındaki ilişkiler üzerinde etkili olmaya devam edecek gibi görünüyor. Analistler, Putin’in çok kutuplu dünya düzeni vizyonunun, Batı ile Rusya arasındaki gerilimleri artırabileceğine dikkat çekiyor.
Bu konuşma, Rusya’nın gelecekteki stratejik öncelikleri ve uluslararası arenadaki konumunu anlamak açısından önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.